| |

Soğuk henüz bir silah değilken, kar yalnızca kar iken ve dünya hâlâ şekillenme aşamasındayken Valinor doğdu.
Bu topraklarda sayısız hanlık kuruldu, sayısız sancak yükseldi; fakat hiçbiri kalıcı olamadı.
Çünkü güç yalnızca kılıçla değil, iradeyle kazanılırdı.
Valinor savaşçılarının her biri yenilginin ne demek olduğunu öğrendi, ama boyun eğmenin ne demek olduğunu asla öğrenmedi.
Zamanla düşmanlar çoğaldı, ittifaklar bozuldu, kaleler birer birer düştü.
Her savaş Valinor’u zayıflatmak yerine daha da sertleştirdi.
Bugün Valinor bir hanlık değildir; oyunun dengesini belirleyen güçtür.
Haritalar bizim yürüdüğümüz yollarla şekillenir, savaşlar bizim girdiğimiz an kaderini bulur.
Rakiplerimiz bizi durdurmak için birleşti, fakat birleşen her ordu Valinor’un önünde tarihe karıştı.
Çünkü biz sayıdan değil, uyumdan güç alırız.
Her kılıç aynı anda iner, her adım aynı kararlılıkla atılır.
Valinor’da geri çekilmek yoktur; ya ilerlenir ya da efsaneye dönüşülür.
Bu yüzden bugün herkes Valinor adını bilir.
Kimileri saygıyla fısıldar, kimileri korkuyla susar.
Adımız duyulduğunda savaş başlamış sayılır.
Oğuz Güneykaya ∞ |

|
|